SOSYAL SORUMLULUK

 

 

 

 YÜREĞİMİZ VAN’DA 

Beylikdüzü Uğur Koleji ailesi olarak ülkemizde yaşanan büyük acılara, kayıplara karşı duyarsız kalamadık.

Öğrenci ve velilerimizin desteği ile Van'da meydana gelen deprem olayı ile ilgili olarak sağduyulu bireylere yakışan bir tutumla, bizler de, oradaki insanların ihtiyaçlarını bir nebze giderebilmek için yardımlarımızı topladık. Gelen yardımların kolilenmesinde sevgili öğrencilerimiz, Van'a ulaştırılmasında da değerli velilerimiz bizlerden yardımlarını esirgemediler tıpkı yardımların toplanmasında esirgemedikleri gibi.

Uğur ailesi olarak Van depreminde hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yakınlarına sabır diliyor ve tüm depremzedelere geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. 

 

 


 

 Bir Damla Umut

Vatanımız için mücadele edip şehit olan bir eş, vatanımız için şehit veren bir aile ve babasız üç çocuk… İlk defa gittiğimiz bu evde hepimizin gözlerinde bir tedirginlik ve bir o kadar da umut vardı. Tedirginlik vardı çünkü acılarını paylaşmaya gidiyorduk ve sözlerimizi itina ile seçmemiz gerektiğini biliyorduk. İçeri girdiğimizde, sımsıcak bir yuva ve  sevgi ile bakan gözler bizi bekliyordu.

Hepsinin gözlerinde sönmemiş ışıl ışıl parlayan umut ilk dikkatimi çeken şey oldu. Konu şehidimize gelince hepimiz gözlerimizi birbirimizden kaçırdık. Çünkü hepimiz çok duygulanmıştık. Konuşmanın ilerleyen dakikalarında anne gözlerimizin içine bakarak "Sizlere çok güveniyoruz, sizden çok umutluyuz, yarınlarımız siz olacaksınız, hepinizle gurur duyuyoruz,” dedi. Bunlar bir evlat olarak  annemizin ağzından duymak istediğimiz cümlelerin başında gelir. Evden ayrılırken evin oğlu “Buraya geldiğiniz ve yardımlarınız için teşekkür ederiz; Uğur ailesi olarak bizi de bundan sonra aileden biri olarak kabul edin,” diyerek bizleri bir daha onurlandırdılar.

Bu benim hayatım boyunca hatırlayacağım bir deneyim oldu. Böyle güzel bir faaliyette Uğur ailesini temsil ettiğim için çok mutluyum.

Melis DEMİRCİGİL 
11-TM A


 Yardımlaşma toplum halinde yaşamanın sonucudur.

İnsanlar tek başlarına yaşayamadıkları gibi ihtiyaçlarını da yalnız başlarına karşılayamazlar. İçinde yaşadığımız toplumun bir ferdi olarak, çevremizdeki tüm olaylardan direkt ya da dolaylı yoldan etkileniriz. Bu nedenle toplumdaki kişilerin birbirleriyle yardımlaşmaları ve dayanışma içerisinde olmaları gerekir. İhtiyacı olan insanlara maddi yardımda bulunmamız, iyi ve kötü günlerini paylaşmamız, toplumdaki uyumu ve düzeni artıracaktır. Olaylar karşısında hassasiyet gösterirsek, sorunların çözülmesine de yardımcı olabiliriz.

Sosyal sorumluluk, tüm bireylerin içinde yaşadıkları toplumun kalitesini arttırmak ve yaşanabilir bir dünya sağlamak için; sosyal, kültürel ve çevresel gelişmelere destek verme bilincidir.

Kişi, öncelikle yaşadığı topluma karşı birebir sorumlu olduğunu bilmelidir. Ayrıca sorumluluk sahibi bir birey olarak topluma katabileceklerinin de farkında olmalıdır. Bizler bu bilince sahipsek hiçbir karşılık beklemeden topluma katkı sağlarız. İşte bunları yapabilen farkındalığı yüksek, içinde yaşadığı toplumun farkında bireyler yetiştirmek amacındayız. Öğrencilerimizi bu amaç doğrultusunda geliştirmek için her yıl birçok sosyal sorumluluk projesine destek veriyoruz.

Destek Verdiğimiz Sosyal Projeler

Uğur Koleji olarak, sayıları sürekli artış gösteren sosyal sorumluluk projelerinin takipçisiyiz. Amacımız başarılı, ayakları üzerinde durmasını bilen, sosyal bilinci gelişmiş, çevresine duyarlı bireyler yetiştirmek. Bu sebeple her yıl olduğu gibi bu yıl da çeşitli projelere destek verdik. "Mavi Kapak Toplama Kampanyası" ve “Omurilik Felçlileri Derneği Yardım Kampanyası” bunlardan sadece birkaçı.

"Mavi Kapaklar Engelleri Kaldırıp, Umut Işığı Oluyor."

Okulumuzun da katıldığı “mavi kapak toplama “ kampanyasına öğrencilerimiz ve velilerimiz tam destek verdi. Türkiye Sakatlar Derneği Anadolu Yakası Şubesi tarafından toplanan kapaklarla tekerlekli sandalye alınıp, ihtiyaç sahibi engelli vatandaşlara dağıtılacak. Bir ton kapak ile dört adet tekerlekli sandalye alabiliyor. 1 ton kapak, 300 bin adet kapak anlamına geliyor.

İlk olarak İlköğretim bölümünün bütün katlarına kapak toplama kutuları yerleştirdik. Velilerimizden öğrencilerimize; personelimizden akademik kadromuza kadar tüm Uğur Koleji'nin gönüllü yardımlarıyla ambalaj atıklarına ait binlerce plastik kapak topladık. Kapakları aralık ayının son haftasında kampanyanın organizasyonunu yapan Ataşehir Belediyesi'ne teslim edildi.

Herkes bir engelli adayıdır.

Yine bu çalışma ile paralel olarak Omurilik Felçlileri Derneği adına bir kampanyaya daha katıldık. TOFD'nin tüm engellilerimizin sosyal, tıbbi ve ekonomik sorunlarını çözmek amacıyla düzenlediği bu kampanyaya Uğur Koleji olarak büyük bir katkı sağladık. Kampanya doğrultusunda derneğe ait çekiliş biletleri gönüllü öğrencilerimiz tarafından satıldı. Biletlerin tamamını satan Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma Kulübü öğrencilerini tebrik ediyor, çalışmalarımızda bize destek veren sınıf öğretmenlerimize ve okul idaresine teşekkür ediyoruz.


Özel Olmak ve Paylaşmak


Siz özel olmak ne demek bilir misiniz? Ya da özel insanlarla beraber yaşayıp bazı şeyleri paylaşmak ne demek bilir misiniz? Bugün çok özel insanlarla tanıştım, onlara sarıldım yanaklarını okşadım. Çok basit şeylere üzüldüğümü ve hayatın gerçekte onların yaşadığı hayat olduğunu anladım. Onların gözlerinin içine baktım ve ne kadar masım, saf ve sevgi dolu baktıklarını hissettim. Bu çok özel insanlardan birine, sarıldığımda gözlerim doldu, ellerimi tutup yanaklarını okşamamı istedi ne kadar sevgiye muhtaçtı tahmin edemezsiniz. Gözlerim doldu baktım ki annesi de benim gibi ağlıyordu. Daha sonra başka bir öğrenci yanıma geldi saçlarımı okşadı kokladı ve sarıldı; görseniz o kadar sevgi doluydu, o kadarda sevgiye muhtaçtı. Hepsi aynıydı……

Dans ederken, boya yaparken ve sohbet ederken çok mutluydular. Biz giderken de üzüldükleri gözlerinin dolmalarından da belliydi. Bu özel insanları ilk kez ziyaret ettiğim için içimde hem biraz korku hem de biraz heyecan vardı ama onları tanıdıktan sonra, bundan sonraki ziyaretlerimde sadece heyecan duyacağımdan eminim.

Düşünsenize bebek gibi davranan veya düşünen kocaman özel insanlar, tek bildikleri şey sevmek ve sevilmek olsa gerek. Bizimde tek bilmemiz gereken şey bu sevgiyi onlarla paylaşmaktır.

Biz yaşamın değerini bilmezken, onlar çok zor bir yaşam mücadelesi veriyorlar. Biz onca imkanı boşa harcarken onlar sadece mutluluğu kazanmak için yaşıyorlar ve bence en önemlisi herkesten daha çok sevgiyi, ilgiyi ve paylaşmayı hak ediyorlar. Ne dersiniz?

Ecem BERBER
9 / F


Can Dostlarımız

Hayvanları çok sevdiğim için Sokak Hayvanları Rehabilitasyon Merkezini okulca ziyaret edeceğimizi duyunca hemen öğretmenimize gitmek istediğimi söyledim. Geçen sene de gittiğimiz İncirli'deki sokak hayvanlarının bakıldığı merkez bu sene çok temizdi. Bunda bize bilgi veren ve hayvanları çok sevdiğimiz için mutlu olan veterinerin çok büyük katkısı vardı. Rehabilitasyon merkezinin idaresinin bu işin uzmanı olan bir kişiye, yani veteriner Özlem Hanım'a verilmesi içimi daha da rahatlattı. Geçen sene yaşadığımız sel felaketinden Bahçeşehir'de zarar gören 100 tane yeni köpeğin orada bakılması ve tedavi ediliyor olması içimi rahatlatsa da bacağı kırık, patisi ya da gözleri olmayan hayvanları görmek çok üzücüydü. Barınakta iyi bakıldıklarını bilmek ise hepimizi çok sevindirdi.

Dünyamızı paylaştığımız bu evsiz ve ilgiye muhtaç dostlarımıza herkesin bizimle aynı duyarlılığı paylaşması dileğiyle…

İlayda EDALI 
10 DİL


 Yardımlaşma ve Dayanışma İnsan Olmanın Gereği

Ugur Kolejinde ögrencilerimiz sadece ögretimin tekdüze yapisi içerisinde egitim almiyorlar.

Lisemizdeki 10 E sinifi Cografya dersinde gördükleri açliktan ölmek üzere olan bir Afrikali resminden çok etkilenmis ve bir seyler yapabilmek için sinif ögretmenleri Fulya Minaz'a kendilerine rehberlik etmesi için ricada bulunmuslardir.

Bu yaklasimdan çok etkilenen ögretmenlerimiz Fulya Minaz ve Gülay Çevik, Sefaköy bölgesinde ihtiyaç sahibi olan ailelerin tespitini yapmis ve her ögrencinin bir ailenin ihtiyacini karsilayacak sekilde paylasimini saglamislardir.

Ögrencilerimiz ögretmenleri nezaretinde ihtiyaçlari tespit edip bizzat kendi elleri ile dagitimi yapmislar, ailelerin önemli miktarda ihtiyacini gidermislerdir. Oldukça duygusal anlar yasayan ögrenci ve ögretmenlerimiz, yasamin gerçek yüzünü yakindan tanimanin verdigi tecrübe ile egitimin tek boyutlu bir süreç olmadigi gerçegini bir kez daha yasayarak kavramislardir…